home icon ile ilgili görsel sonucu Prof. Dr. Özcan UZUN
Psikiyatri Uzmanı
İlgili resim  gplius[1]  researchgate-logo
                

KRONİK YORGUNLUK SENDROMU

 

Kronik yorgunluk sendromu (KYS) halsizlik ve yorgunluk ile karakterize, farklı şiddette klinik belirtilerle kendini ortaya koyan, yeti yitimine yol açan karmaşık bir hastalıktır. Hastalar 6 aydan uzun süren, yatak istirahatı ile düzelmeyen, mental veya fiziksel egzersiz ile çok daha kötüleşen, genellikle iyilik ve alevlenme dönemleriyle seyreden halsizlikten muzdariptir. Bunun yanında baş ağrısı, tekrarlayan boğaz ağrısı, kas-eklem ağrıları gibi özgün olmayan pek çok bozukluklardan yakınırlar. Tanısı için halsizliğe sebep olabilecek diğer birçok hastalığın dışlanması gerekir.


Klinik olarak değerlendirilmiş, tanımlanamayan devamlı veya tekrarlayan yorgunluğun yeni veya bilinen bir zamanda başlaması (örneğin yaşam boyunca olmaması), devam eden bir hareketlilik sonucu olmaması, esas olarak dinlenmekle hafiflememesi ve mevcut iş, eğitim, sosyal ve özel yaşam aktivitelerinde belirgin azalmaya yol açması, kronik yorgunluk sendromunu akla getirir.  Yıllarca sürebilen bu bozukluğun henüz sebebi ve özgül bir belirtisi tanımlanamamıştır. Ancak bu konuda yoğun çalışmalar sürdürülmektedir.

 

TANI

Hastalık, bir çalışma grubu tarafından 1987 yılında "Kronik Yorgunluk Sendromu" olarak adlandırılmış ve hastalığın özgül bir sebebi veya bulgusu saptanana kadar bu adın kullanılmasına karar verilmiştir. Araştırmacılar aynı tarihte hastalığın tanısı için kriterler belirlemişlerdir. Buna göre, hastada en az 6 aydır süren ciddi halsizliğin olması ve aşağıdaki belirti ve fizik bulgulardan en az sekizinin bulunması -halsizliğe sebep olabilecek diğer hastalıklardan uzaklaşıldıktan sonra- tanımlama için gereklidir.

Bu kriterler hastalığın klinik olarak tanınması ve diğer hastalıklardan ayırt edilebilmesi için yeterli değildir. Bu nedenle 1994 yılında yeni bir anlaşma çerçevesinde bugün kullanılan tanı kriterleri belirlenmiştir. Buna göre iki majör kriterle birlikte sekiz minör kriter ya da iki majör kriterle birlikte altı minör ve en az iki fizik muayene bulgusunun olması gerekir.

 

Majör kriterler

1. En az altı aydan bu yana günlük aktivitede % 50 azalmaya yol açan, istirahatle geçmeyen, tekrarlayıcı yorgunluk,

2. Bu tabloyu açıklayacak diğer fiziksel ve psikiyatrik durumların dışlanması.

 

Minör kriterler

1. Hafif ateş

2. Boğaz ağrısı

3. Servikal ve aksiller lenf nodlarında hassasiyet

4. Açıklanamayan kas güçsüzlüğü

5. Kas ağrısı

6. Egzersiz sonrası bitkinlik            

7. Baş ağrısı

8. Gezici eklem ağrısı,

9. Nöropsikolojik yakınmalar (ışıktan rahatsız olma, unutkanlık, depresyon, aşırı huzursuzluk gibi)

10. Dinlendirmeyen uyku

 

Aynı zamanda aşağıdaki belirtilerden 4 veya daha fazlasının bulunması ve bunların ardışık 6 ay veya daha uzun süre boyunca devam etmesi ve yorgunluktan daha önce başlamaması gerekir.

1. Kısa süreli bellekte veya konsantrasyonda önemli bozulma

2. Boğaz ağrısı

3. Lenf bezlerinde hassasiyet

4. Kas ağrısı

5. Çeşitli eklemlerde kızarıklık veya şişlik olmaksızın ağrı olması

6. Yeni oluşan, şekil değiştiren veya ciddileşen baş ağrısı

7. Sabah uyanınca kendine gelememe (uykulu olma halinin devam etmesi)

8. Yapılan bir iş sonrası 24 saatten fazla sürede geçen kırıklık

 

NEDENLERİ

KYS sebepleri konusunda çeşitli teoriler vardır. Ancak henüz tek bir etiyolojik faktör belirlenememiştir. Bulguların farklılığı, birden fazla sebep ve bozulmuş mekanizma sonucunda bu hastalığın ortaya çıktığını düşündürmektedir. Kronik yorgunluk sendromunun olası nedenleri 5 başlık altında toplanır:

1. İnfeksiyöz ajanlar (özellikle bazı virüsler suçlanmıştır)

2. İmmünolojik nedenler (bağışıklık sistemi ile ilgili)

3. Hormonal nedenler (hipotalamus-hipofiz-adrenal döngü ile ilgili), Stres

4. Nöral nedenli hipotansiyon

5. Beslenme Bozukluğu

 

BELİRTİLERİ

KYS sıklıkla ani olarak başlar. Bazı hastalarda ise sinsi bir başlangıç vardır. Bozukluk, hastaların üçte birinde solunum sistemi, barsak sistem enfeksiyonu veya başka bir enfeksiyon, geri kalanında ise duygusal veya cerrahi işlem veya kaza gibi fiziksel bir stresi takiben ortaya çıkar. Hastalık sıklıkla belirtilerin alevlendiği bir dönem ve takiben iyi hissedilen periyodlarla seyreder. Bazı hastalarda ise belirtiler sürekli olarak vardır.

Hastalığın en önemli unsuru olan halsizlik ani veya giderek artan bir şikayet olarak ortaya çıkabilir. Sıklıkla periyodik olmakla birlikte sürekli olarak da bulunabilir. Hastalık öncesinde yapabildikleri basit zihinsel veya fiziksel egzersizler bu hastalarda aşırı yorgunluğa sebep olur. Halsizlik 'uykululuk' ile karıştırılmamalıdır.

Hastaların büyük bir çoğunluğunda zihinsel ve duygusal değişiklikler vardır. Kısa süreli hafızada ve konsantrasyon yeteneğinde azalma hastalarca bildirilen en önemli şikayetler arasındadır. Hastalarda reaksiyon zamanı uzamıştır, ancak demans geliştirmezler. Duygusal değişiklikler irritabilite, duygulanımda dalgalanma, panik ataklar, keder ve ümitsizlik şeklindedir. İntihar düşünceleri beklenmez.

 

Hastalarda ortaya çıkan bu duygusal belirtilerinin kaynağı, yeti yitimine ve tükenmeye sebep olan, bilinmezliklerle yüklü hastalıkları nedeniyle duydukları endişeler olabilir.

Bulanık görme, ışıktan rahatsız olma, görüntünün dalgalanması, derinlik algısının kesilmesi, hareket eden cisimleri takip edememe gibi nörosensoriyel bozukluklar da sık bildirilen şikayetler arasındadır.

Hastalarda uyku problemleri sıklıkla görülür. Anksiyete veya depresif belirtileri olan hastalarda uyku problemi %25 oranında görülürken majör depresyonu olan hastalarda bu oran %60'tır. Bu hastalarda, şiftli çalışanlarda veya denizaşırı seyahat edenlerde görülen "jet lag bozukluğu"nda da izlenebilen, anormal sirkadiyen ritm olduğu saptanmıştır. KYS hastalarının yaklaşık olarak %96'sında nörojenik hipotansiyon saptanmaktadır.

Daha öncekilere benzemeyen baş ağrıları, irritabıl kolon, bronş aşırı reaksiyonu, taşikardi, çene ağrısı, kulaklarda ağrı, bulantı, nefes alamama hissi gibi şikayetler de hastalarca sık bildirilir. Bu belirtilerin hiperventilasyon ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Bazı çalışmalarda KYS hastalarında alerji insidansının genel popülasyona göre belirgin olarak fazla olduğu bildirilmektedir. Birçok olguda hastalıktan sonra allerjik reaksiyonlarında artış olduğu veya yeni allerjilerin ortaya çıktığı bildirilmektedir.

 

KYS'nun diğer psikiyatrik bozukluklardan ayrılması gerekir. Bu konuyla ilgili önemli ipuçları aşağıda sıralanmıştır:

1. Belirti ve bulguları bilinen bir psikiyatrik hastalık kategorisine uymaz,

2. Hastaların psikiyatrik hikayesi yoktur,

3. Hastalık iyilik ve alevlenmelerle seyreder,

4. Psikiyatrik tedaviye cevap vermez.

 

TEDAVİ

Bu güne kadar önerilen tedaviler antiviral tedavi, immünolojik tedavi, antidepresan tedavi, kognitif davranışçı tedavi, fizik tedavi ve egzersiz ve diğer tedavilerdir.

Kognitif Davranışçı Terapi Programı; Bazı bozulmuş hisleri değiştirmek ve davranışları uygun hale getirmek, hastaların kronik yorgunluk durumları hakkında farklı düşünmeyi öğretmeyi, stresli durumları idare etmeyi ve karmaşık durumların düzeltilmesi yeteneğini sağlar. 6–20 seans arasında değişir.