home icon ile ilgili görsel sonucu Prof. Dr. Özcan UZUN
Psikiyatri Uzmanı
İlgili resim  gplius[1]  researchgate-logo
 
BİPOLAR BOZUKLUK (İKİ UÇLU BOZUKLUK)

 

Bipolar bozukluk veya iki uçlu duygudurum bozukluğu, eskiden manik depresyon, manik atak veya manik depresif bozukluk olarak bilinen hastalıktır. Bipolar bozukluk, kişinin duygu durumunun aşırı yükselmelerden (mani) çöküşlere (depresyon) ve yine yükselmelere dönüştüğü ve çoğu zaman aralarda normal dönemlerinin bulunduğu bir bozukluktur. 

 

NEDENİ

Bipolar bozukluğun kesin nedeni bilinmemekle birlikte, araştırmacılar bu bozukluğun beyindeki bazı biyokimyasal maddelerdeki bir dengesizliğin sonucu olduğuna inanmaktadırlar.Bipolar bozukluk ailelerde süregelme eğilimi göstermektedir ve birinci derece akrabalarda bu bozukluğun bulunması halinde risk %25 kadardır.

 

MANİ

Mani belirtileri her bireyde farklı olabilir. Bir manik dönemin erken evrelerinde, kişiler hipomani adı verilen küçük duygudurum yükselmeleri yaşayabilir ve son derece aktif olmalarına yol açan enerji artışı hissedebilirler.

Maninin şiddeti arttıkça kişinin muhakemesi bozularak ani dürtüsel kararlar vermelerine ve pervasız davranışlara kapılmalarına yol açar. (örn., aşırı para harcama, gelişigüzel cinsel ilişki veya tehlikeli araba kullanma). Manik dönem sırasında kişi öfkeli, aşırı şüpheci ve hatta saldırgan olabilir. Mani belirtileri her bireyde farklılıklar gösterebilir.

 

En sık görülen belirtilerden bazıları şunlardır

Aşırı konuşma eğilimi gözlenir. Kişi, olağan durumundan farklı ve belirgin bir biçimde hızlı ve sürekli konuşma eğilimindedir.

Zihinsel etkinlikler hızlanmıştır. Düşünceler ve çağrışımlar birbiri ardı sıra gelir. Kişi, çağrışımlar ve düşünceler arasında eleme yapmakta zorlanır. Bu durum "çağrışımlarda gevşeme" ve "düşüncelerde sıçrama" olarak da bilinir.

Kişi dikkatini belirli bir konu üzerinde, belirli bir süre tutmakta zorlanır. Zihinsel süreçler ve bunlara bağlı olarak konuşmalar, konudan konuya geçmekte, sıçramaktadır.

Toplumsal ilgi belirgin bir biçimde artmıştır. Kişi çok daha sosyal, çok daha girişken, çok daha atak olur. Sonuçlarını hesaplamadan, yaşamdan zevk almaya yönelik etkinliklere girişilir. Çoğu geçici bir hevese yönelen etkinliklerdir bunlar.

Giyiniş biçimini birden bire köklü bir şekilde değiştirme, toplumsal kuralları zorlayan cinsel deneyimlere girişme, hesapsız para harcama, ayna karşısında uzun süre vakit geçirme gibi belirtiler kendini gösterir.

Uyku gereksinimi düşer, günlerce uyumadan yaşarlar. Buna rağmen kendilerini iyi hissederler, hastalığın en önemli belirtisi de budur ve sonuç itibari ile bir döngü yaşanır.

Aşırı ve abartılı bir özgüven görülür. Kişi kendini, her şeye gücü yeten, her sorunu çözebilecek, giriştiği her işin üstesinden rahatlıkla gelebilecek bir durumda algılar.

Hastada sanrı ve varsanı, ani saldırganlık ve ani hakaret gözlemlenebilir.

 

ERKEN UYARI BELİRTİLERİ

Aşırı sevinç, aşırı coşku

Ani saldırganlık ve paranoya

Yeni fikirler, hızlı düşünme

Her zamankinden fazla konuşma isteği

Artan aktivite ve enerji

Değişen algılama (başka bir dünyada olma duygusu, sese karşı duyarlılık, keskin algılama)

Görme ve işitme halisünasyonu

Artan yaratıcılık

Azalan uyku ihtiyacı

Artan ilişki isteği

Önemli olma ve bütün ilgilerin merkezinde olma duygusu

Artan alkol ve uyuşturucu kullanımı

Artan kendine güven, yapmaya karar verdiği her işi başaracağı duygusu

Aşırı duyarlılık, gerginlik, sabırsızlık

Artan cinsel ilgi

Artan para harcama

Konsantrasyon güçlüğü, dikkatin kolay dağılması

Huzursuzluk, karmaşa

Her zamankinden fazla kavga ve tartışma

Günlük yaşam seyrine uymamak

Hastalar genelde uzun yıllar depresif bozukluk teşhisleri alabilir teşhis için hasta yakınlarını dinlemek daha doğrudur keza hasta kendi gerçek durumunun farkında olmayabilir ya da tersi hasta olarak tanımlanmamak korkusuyla hastalığını saklama ya da hekimi yanıltmaya çalışabilir.

Hobilerine ve kabiliyetlerine bağlı olarak manik dönemde fazlasıyla üretken olurlar.

 

TANI

DSM-IV tanı kriterlerine göre manik atak tanısı konulabilmesi için aşağıdaki kriterlerin olması gerekmektedir:

A. En az 1 hafta (hastaneye yatırılmayı gerektiriyorsa herhangi

bir süre) süren, olağandışı ve sürekli, kabarmış, taşkın ya da

irritabl, ayrı bir duygudurum döneminin olması.

B. Duygudurum bozukluğu dönemi sırasında, aşağıdaki

semptomlardan üçü ya da daha fazlası (duygudurum irritabl ise

dördü) belirgin olarak bulunur:

1. Benlik saygısında abartılı artma ya da grandiyözite

2. Uyku gereksiniminde azalma (örneğin sadece 3 saatlik bir

uykudan sonra hastanın kendisini dinlenmiş hissetmesi)

3. Her zamankinden daha konuşkan olma ya da konuşmaya tutma

4. Fikir uçuşmaları ya da düşüncelerin sanki yarışıyor gibi

birbirlerinin peşi sıra gelmesi yaşantısı

5. Distraktibilite (dikkat dağınıklığı), yani dikkatin önemsiz ya da

ilgisiz bir dış uyarana kolaylıkla çekilebilmesi

6. Toplumsal, mesleki, eğitim, sosyal alanlarda ya da cinsel

açıdan amaca yönelik etkinlikte artma ya da psikomotor

ajitasyon

7. Kötü sonuçlar doğurma olasılığı yüksek, zevk veren

etkinliklere aşırı katılma (örneğin elindeki bütün parayı alışverişe yatırma , düşüncesizce cinsel girişimlerde bulunma yada aptalca iş yatırımları yapma.)

C. Bu semptomlar mikst atağın tanı ölçütlerini

karşılamamaktadır.

D. Bu duygudurum bozukluğu, mesleki işlevsellikte, olağan

toplumsal etkinliklerde ya da başkalarıyla olan ilişkilerde

belirgin bir bozulmaya yol açacak ya da kendisine ya da

başkalarına zarar vermesini önlemek için hastaneye yatırmayı

gerektirecek derecede ağırdır; ya da psikotik özellikler gösterir.

E. Bu semptomlar bir madde kullanımının (örneğin kötüye

kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç ya da diğer

bir tedavi yöntemi) ya da genel tıbbi bir durumun (örneğin

hipertiroidizm) fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

 

BİPOLAR DEPRESYON

Bipolar bozuklukta depresif duygudurum herkesin hemen her gün yaşayabileceği üzgün ve isteksiz olma halinden farklıdır. Bipolar depresyonda, depresif duygular olağan üzüntüden daha ağırdır; daha uzun süre devam eder ve kişinin günlük etkinliklerini yerine getirmesini zorlaştırır. Depresyonu olan kişiler, çoğu zaman iştahta değişiklik, uyuyamama veya aşırı uyuma ya da enerji azlığı gibi fiziksel belirtilerin eşlik ettiği hüzünlü bir duyguduruma sahiptirler. Ayrıca, dikkatlerini toplamakta, karar vermekte güçlük yaşayabilir, huzursuz hissedebilir veya sakin biçimde oturamayabilirler.

 

Bipolar bozukluğu olan kişilerin yaklaşık %25-50’si en az bir kez intihar girişiminde bulunur.

 

En sık görülen depresyon belirtilerinden bazıları şunlardır

Uyuyamama veya aşırı uyuma

Suçluluk duygusu azalmış enerji

Azalmış ilgi ve zevk alma

Dikkatini toplamakta güçlük

Huzursuzluk ya da ajitasyon

İştahta artma ya da azalma

Ölüm veya intihar düşünceleri

 

DEPRESYON İÇİN ERKEN UYARI BELİRTİLERİ

Yorgunluk, bitkinlik, enerjisizlik

Bezgin ruh hali, moral bozukluğu

Artan dinlenme ihtiyacı

Azalan kendine güven, kendinden kuşku duyma

Artan derin düşünce, dalgınlık ve kendinden endişe etmek

İlgisizlik, keyifsizlik

Uykuya dalma veya kesintisiz uyuyamama bozukluğu

Günlük yükümlülüklerin ihmal edilmesi

Konsantrasyon güçlüğü (düşünmenin zor gelmesi)

Azalan cinsel ilgi

Ürkeklik, sinirlilik

Azalan dayanıklılık ve kapasite

Her şeyi kendi üstüne alınma, başkalarının kendisi hakkında kötü konuştuğu duygusuna kapılma

Günlük yaşam seyrinde değişiklikler

Bedensel rahatsızlık

Artan alkol tüketimi

Gerginlik, huzursuzluk

Aşırı duyarlılık

 

Mani ve depresyon dönemlerinin süresi ve sayısı her kişide farklılık gösterebilmektedir. Mani ve depresyon dönemleri birkaç gün sürebileceği gibi, aylarca da devam edebilir. Zamanla dönemler sıklaşır; bu nedenle de, bozukluğun süresi uzadıkça dönemler arasındaki süre kısalmaktadır.

 

Bipolar bozukluğu olan kişilerin çoğu yaşamları boyunca yaklaşık 8-10 mani ve depresyon dönemi yaşamaktadır, ancak bazı kişiler daha sık hastalık dönemi yaşayabilmektedir.

 

HASTALIĞIN SEYRİ

Tedavi edilmediğinde, alkol ve madde kötüye kullanımı, bozulmuş ilişkiler, kötü is veya okul performansı, finansal ve sosyal sorunlar ve artan intihar riski gibi yıkıcı sonuçlar doğurabilmektedir.

 

BİPOLAR BOZUKLUĞUN TEDAVİSİ

Bipolar bozukluğun temel tedavisi ilaçlarla yapılır. Bipolar bozukluk tedavisinde duygudurum dengeleyicisi (lityum karbonat, valproat vb.) ilaçlar kullanılır. Yineleyen hastalık dönemleri (mani, depresyon, hipomani gibi) nedeniyle duygudurum dengeleyici ilaçların doktor kontrolünde uzun yıllar alınması gerekebilir. Bazı antiepileptik ilaçlar ve antipsikotikler de bipolar bozukluk tedavisi için kullanılmaktadır.

Bu hastalığın niteliğinden dolayı, çoğu zaman hem manik hem depresif belirtileri kontrol altına almak için tek ilaç yeterli olmayabilir. İlaç tedavisinin temel hedefi manik ve depresif dönemlerin sayısını azaltmaktır. Hastanın dönem sayısı ne kadar fazla olursa, belirtilerin tedaviye dirençli hale gelmesi olasılığı o kadar artacaktır.